
Stratejik Bilişim Sistemleri
Dr. Tunç Evcimen
Bilişim sistemlerinin stratejik kullanımları, bilişim sistemlerinin bir alt kümesi olarak on yılı aşkın bir süredir akademik alanda incelenmiştir. Bu sistemler literatürde genellikle “Stratejik Bilişim Sistemleri” ( Strategic Information Systems) olarak adlandırılırlar (Hicks, 1993). Sözkonusu sistemler bazı kaynaklarda “Rekabet Sistemleri” (Competitive Systems) olarak da anılmaktadır.
1980’lerin başlarında çoğu işletme bilişim sistemlerini rakiplerine karşı avantajlar sağlayabilecek bir araç olarak görmeye başladı. Bu yıllarda bilişim sistemlerinin sadece muhasebe ve operasyonlar ile ilgili hizmetleri değil aynı zamanda da şirket stratejisine uygulamalarının kritik bir parçası olduğuna ilişkin deliller ortaya çıkmaya başlamıştır. Tablo 1 bilişim sisteminin bu gelişim sürecini göstermektedir. Booz, Allen ve Hamilton 1989’da da bilişim teknolojilerinin sık sık pazar normlarının ötesinde, korunabilir bir rekabet avantajına öncülük ettiğini tespit etmişlerdir.
Bilişim Kavramı
Bilişim Sistemleri
Amaç
1950’ler
Bürokratik Gereksinim
( Kağıt ejderhası)
Elektronik muhasebe makinaları
Hızlı muhasebe ve kağıt işleme
1960’lar - 1970’ler
Genel amaçlı destek
Yönetim bilişim sistemleri
Bilgi fabrikası
Hızlı genel raporlama gereksinimleri
1970’ler - 1980’ler
Özel yönetim kontrol
Karar destek sistemleri
İdareci destek sistemleri
Karar vermeyi geliştirmek ve adapte etmek
!980’ler - 1990’lar
Stratejik kaynak
Rekabet avantajı
Stratejik silah
Stratejik sistemler
Organizasyonun yaşayabilirliğini ve başarısını arttırmak
Tablo 1 : Biliþim sistemlerinin geliþimi (Laudon, 1988)
Porter’ın 1980’de ortaya koyduğu “rekabet stratejisi” çatısı, stratejik bilişim sistemlerinin anlaşılmasını geliştirmiştir. Çoğu öncel literatür anekdotal nitelikte olup geçmiş başarılı sistemlerden bahsetmekteydi ve referans kıtlığı bulunmaktaydı (Clarke, 1992).
Wiseman (1985), McFarlan (1984) ve Porter (1980) stratejik bilişim konularındaki çalışmalara çatı oluşturmuşlardır. Bu çalışmalar Allen ve Scott Morton’un (1994), McGee ve Prusak’ın (1993), Prescott ve Smith’in (1989) ve Wiseman’ın (1986) çalışmalarıyla nitelenen stratejik bilişim sistemleri literatürünün temelini oluşturmuştur. Bu çalışmaların çoğu bilişim teknolojilerinin ve şirket stratejisinin dikey entegrasyonuna odaklanmıştır. Stratejik bilişim sistemlerinin diğer nitelikleri konusunda da oldukça araştırma yapılmıştır. Bazı araştırmacılar geçerli bilişim sisteminin stratejik konumlanmasını (Neuman, Ahituv ve Zviran 1992) bazıları da rekabetçi zeka olarak kullanımını ortaya koymuşlardır. Yönetsel şekilden ve stratejik bilişim sistemini besleyen bilginin değerlendirilmesi yönünden bakan (Paller ve Laska, 1990; Hickson ve diğerleri 1986) araştırmacılar da vardır. Tabiki buna benzer stratejik bilişim sistemleri konusunda çok sayıda çatı ve uygulama çalışmaları yapılmıştır.
Stratejik bilişim sistemlerinde bir otorite kabul edilen Charles Wiseman’ın yaptığı tanım geniş kabul görmüştür. Buna göre :
Stratejik Biliþim Sistemlerinin birincil kullanýmý, teþebbüsün rekabet stratejisini desteklemesi ve þekillendirmesidir. Stratejik biliþim sistemleri rekabet avantajýný kazanmak, korumak veya rakiplerin avantajlarýný azaltmak için planlanýrlar (Wiseman, 1988).
Benzer olarak King ve Sabherwal, stratejik bilişim sistemini; şirket stratejisini etkilemesi veya değiştirmesiyle yada firma stratejisinin desteklenmesi veya uygulanmasında direkt rol oynamasıyla tanımlamışlardır (1991)
Clarke Stratejik Bilişim Sistemlerinin organizasyonların bütünsel hedeflerine ulaşmasına belirgin bir katkıda bulunmasıyla ilintilendirmiştir (1992). Yine Kini stratejik bilişim sistemlerindeki şirkete rekabet avantajı sağlama eğiliminden bahsetmiştir (Kini, 1993).
Stratejik bilişim sistemleri organizasyonların herhangi bir kademesinde; hedefleri, operasyonları, ürünleri, hizmetleri veya çevresel ilişkileri organizasyonun bir rekabet avantajı elde etmesine yardım etmek için değiştiren bilgisayar sistemleridir (Laudon K C ve Laudon J P, 1995). Temel olarak bir bilişim teknolojisi uygulaması eğer firmanın ürününü veya bulunduğu endüstrideki rekabet şeklini değiştiriyorsa stratejik olarak tanımlanabilir (Ives ve Learmonth, 1984).
Bilişim sistemleri bir organizasyonunun stratejik hedeflerini desteklemede çok önemli bir rol oynayabilir. Bu stratejik rol işletmenin global pazarda yüzleştiği rekabet güçlerinin üzerinde, bir stratejik avantaj sağlayan; ürün, hizmet ve yeteneklerini geliştirmede bilişim teknolojilerinin kullanımını kapsayabilir (O’Brien, 1993).
Bilgisayar sahasında rekabet avantajı, pazarda bir baskınlık kazanmak amacıyla bilginin kullanımını ifade eder. Bu fikir bir firmanın rekabete girdiğinde sadece tamamen üstün fiziksel kaynaklara sahip olması gerekmediğidir. Daha çok üstün kavramsal kaynaklar da (veri ve bilgi) aynı şekilde kullanılabilinir. Yöneticiler firmanın stratejik hedeflerine ulaşmak için fiziksel olduğu gibi kavramsal kaynakları da kullanırlar (McLeod, 1995).
Stratejik bilişim sistemleri rekabet avantajı sağlamak için tamamen yeni ve alışılmadık bir teknoloji kullanımı olabileceği gibi eski bir teknolojinin farklı bir kullanımı da olabilir. Bu etkilere sahip sistemler organizasyonun yaptığı işin kendisini bile değiştirebilir (Laudon K C ve Laudon J P, 1995).
Literatürde yapılmış tanımlarda rastlanılan ortak yönler şunlardır:
a) Rekabet stratejisini desteklemek ve þekillendirmek
b) Rekabet avantajý saðlamak
c) Rakiplerin rekabet avantajlarýný azaltmak
d) Organizasyonun herhangi bir kademesinde olabilmek
e) Þirketin hedeflerini, operasyonlarýný, ürünlerini, hizmetlerini veya çevresel iliþkilerini hatta iþin kendisini deðiþtirmek
f) Fiziksel olduðu gibi kavramsal kaynaklarý da kullanmak
Bu ortak noktaları gözönünde aldığımızda;
Stratejik bilişim sistemlerinin bir organizasyonun herhangi bir kademesinde bulunabilen, fiziksel ve kavramsal kaynakları kullanarak hedefleri, operasyonları, ürünleri, hizmetleri veya çevresel ilişkilerini hatta işin kendisini değiştirmek suretiyle o organizasyonun rekabet stratejisini destekleyen, şekil veren, rekabet avantajı getiren veya rakiplerinin avantajlarını azaltan bir bilişim sistemi olduğunu söyleyebiliriz.
Bilgi sistemlerinin bu dramatik yeni kullanımları hiç bir şekilde önceki kullanımların değerini azaltmamıştır. Bu sistemler entegre olarak çalışmak zorunluluğundadırlar ve stratejik bir sistemde temelde mevcut olan sistemlerin biri veya karması olarak vücut bulmaktadırlar.
Stratejik sistemler şirketleri cezbederken bazı tedbirler de gereklidir. Çünkü bütün stratejik sistemler karlı değildir, geliştirmek için çok pahalı ve riskli olabilirler ve genellikle örgütsel değişime ihtiyaç duyarlar ( Laudon 1988).
Ciborra bilişim sistemlerinin stratejik değere sahip olabilmesi, stratejik bilişim sistemi sayılabilmeleri için dört gerek şartın varlığından bahsetmiştir (1994). Bunlar:
a) Potansiyel deðer üretmesi
b) Az bulunan bir sistem olmasý
c) Taklit edilemez olmasý
d) Organizasyona uygun olmasý
şeklinde sıralanabilir.
Wiseman bu faktörlerden ilk üçüyle, Tablo 2’da görüldüğü üzere stratejik bilişim sistemlerinin tasarımındaki alternatifleri belirlemiştir (1988)
Stratejik Bilişim Sistemi
Az bulunurluk
Tam kopyalanamazlık
Değerlilik
Rekabet konumu
Korunmuş avantaj
l
l
l
Yenilik
Karşı koyulabilir avantaj
l
l
Rekabet gerekliliği
l
l
Takipçi
Rekabet gerekliliği
l
Takipçi
Değersiz
l
l
İzleyici
Değersiz
l
İzleyici
Değersiz
l
İzleyici
Stratejik bilişim sistemi değil
İzleyici
Tablo 2 : Stratejik Biliþim Sistemleri Tasarýmýnda Alternatifler (Wiseman, 1988)
Stratejik bilişim sistemleri organizasyonların yaşayabilirliklerini ve uzun vadeli menfaatlerini direkt olarak etkilediklerinden dolayı çok önemlidirler.